24 07 2013

İNSANLAR BİZİ ÖZLEMELİ

İNSANLAR BİZİ ÖZLEMELİ |  görsel 1

24 Eylül 2013 Çarşamba
11 10 2011

İSTANBUL'U ANLATMAK İSTERKEN

İSTANBUL'U ANLATMAK İSTERKEN |  görsel 1

AH GÜZEL İSTANBUL 007 beklenenzeytinci   İSTANBUL'U ANLATMAK     İstanbul'u Anlatmak Gemlik’ten uzak yaşayanlar gurbet acısını bilir.Şirin ilçemizde yaşayanlar ise bizleri merak eder. Size ilk ayrılış günlerimi yazarak satırlarıma başlıyorum. Bu koca şehre taşı toprağı altın diye gelenlerden biri de benim. Şimdi Gemlik’te berberlik yapan amcamın berber dükkanına geldim. ” -Hoşgeldin Hasan.” “-Hoşbulduk..”amcam bir müşterisini traş ediyordu. Babamı sordu. Diğer akrabaları sordu. O çok memnun olmuştu. Ben de ise bir tedirginlik vardı. Yalova’ya kadar otobüsle, sonra Kartal’a arabalı vapurla ,Kartal’dan trenle Feneryolu’na gelmiştim. O yıllarda trafik derdi yoktu. İstanbulda bazı semtlerde tramvay bile vardı. Nüfus ise Bursa’mızın bugünkü sayısı kadardı.Amcam Cahit Feneryolu semtinin en meşhur berberiydi. Feneryolu şimdi bile yeşeren ağaçları ile eşsiz bir semttir. Burada İstanbul’un elit insanları oturur. -Yolculuğum çok iyi geçti, - “-Cahit “dedim. Amcam benden küçüktür. İş aradığımı söyledim. Amcam önce bana, sonra traş ettiği şahısa manalı manalı baktı. Müşterisi bana doğru döndü. ” -Gemlik’li sen sahiden o güzelim ilçeyi bırakıp burada çalışmak mı istiyorsun?” dedi. Karşımdaki şahıs bana yardım etmek için adeta çırpınıyordu. Ne bilirdim? İstanbul’un böyle kalabalık, vurdumduymaz, hele hele her türlü kanunsuzluğun olduğu bir büyük köy olacağını… O beyefendi belki de bugünü görmüştü. İnsanoğlu çok kere elindeki güzeli kaybetmeden tanıyamıyor. Fakat babamın en k&uu... Devamı

11 10 2011

SÖZ VE FİKİR HÜRRİYETİ

SÖZ VE FİKİR HÜRRİYETİ |  görsel 1

İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ   İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ Sevgili arkadaşlarım ve sevgili okuyucularım Bu yazıyı yazarken çok düşündüm. yazayım mı? Yazmayayım mı? Git gelleri yaşadım. Az önce bir kardeşimin yorumunu sayfama kaydetmedim. Oysa herzaman ifade özgürlüğünü savunan bir kimseyim. Daha önce hiç böyle birşey yapmamıştım. Yorumun ardında başka maksatlar vardı. Ya da ben öyle anladım. O arkadaşım eğer bu yazıyı okuyor sa şimdi beni çok iyi dinlesin. Elhamdülillah müslümanım. Elbette Allahu Tealanın emirlerini yapmak en birinci vazifem. Allahu Teala bizden önce iman etmemizi istedi. Yani Allah Birdir, Hazreti Muhammed Onun peygamberidir diyerek kabul etmek.İmandan sonra iki şey istedi...  1. ibadet etmek 2.Rızkımızı kazanabilmek için çalışmak.. Sadece birini yapanlar olmamalıyız. Müslüman olmayan milletler çok çalıştıkları için fen de ilerlediler. Onlar da Allahu Tealanın emrini yerine getiriyorlar. Netice olarak bu dünyada hem çok zengin, hem de çok rahat yaşıyorlar. Biz müslümanlar onlardan daha çok çalışmadıkça bu dünyada sıkıntı çekmeye mahkumuz. Burada hemen belirteyim. Dini meselelerde bu yazdıklarım bir delil olamaz. Delil arayanlar, Allahu Tealanın Kitabı Kuran-ı Kerim'e, peygamberimiz Hazreti Muhammedin hadislerine,büyük alimlere ve o alimlerin yazdığı ilmihal kitaplarına bakmalıdırlar. Yukarıda elhamdülillah müslümanım diye şükrettim. Türkiye'de yaşadığım için de yine şükrediyorum. Hakiki müslümanlık ülkemizdedir. Çünkü bizim milletimiz Kuran'da adı geçen müjdelenen bir ulustur. Gündemde GAZZE katliamı var. Müslüman kardeşlerimiz hatta çoluk ço... Devamı

10 10 2011

ATATÜRK'ÜN YAPTIĞI EN BÜYÜK İYİLİK NEDİR?

ATATÜRK'ÜN YAPTIĞI EN BÜYÜK İYİLİK NEDİR? |  görsel 1

    İLK OKUL ÖĞRETMENİM VE ÇOCUKLUĞUM. Şimdi bir şarkı kulaklarımda"kaç yıl oldu" Çok eskilere gitmem gerekiyor, çocukluğum için.Tam doksaniki yıl ömür süren babam anlattı.. İstiklal savaşındalar, Babamı, henüz evlenmemiş, Hayriye Teyzesi sırtında taşıyor. Düşmandan kaçıyorlar. Bilhassa kadınlar kaçmak zorunda. Çünki en çok tehlikede olanlar kızlarımız. Babam ağlaya ağlaya o günleri anlatıyor. Annesine gitmek istermiş. Fakat teyzesi, hasta ablasına kıyamaz; babamı dağ-bayır taşırmış. Sonra kurtulmuşlar tabii. Büyük Atatürk, hem yurdumuzu, hem son Türk Devletini kurtarmış. Masal gibi gelmesin. Tıpkı zamanımızdaki Irak gibi ya da Afganistan gibi işgal altındaydık. Gelelim çocukluk günlerime. Öğretmenimiz AHMET VEHBİ ALTINER bizi çok iyi hazırlardı. Daha ikinci sınıftayken bana bir istiklal şehidini anlatan roman ezberletti. Babam sevinerek beni seyretti. Daha sonra çocukluğunun geçtiği köye( Yani Yalova'nın Çukurköy'üne) beni götürdü. Kahvenin bahçesinde O kahramanlık destanını seyredenlere anlattım. Bu hareket babam için olduğu kadar benim için de sevinç olmuştu. Öğretmenim ile ilgili bir hatıram daha var. Okulumuza müfettiş gelmişti. Hepimize sorular soruyor. Cevaplarını alıyordu. Hele namaz, oruç,zekat,hac gibi İslamın şartlarını tüm talebeler biliyordu. Kurtuluş savaşı hakkında da sorular vardı. O sorularda da su gibi geçtik. Başkumandanlık savaşını ve o savaştan sonra Mustafa Kemal Paşa’nın meraşallık rütbesini alışını hepimiz bildik. Yukarıda da belirttiğim gibi daha ikinci sınıftaydım. Fakat okulda tek öğretmenimiz vardı. Büyükçe bir odada 1-2-3-4-5. Sınıflar hep beraber ders yapıyorduk. Size şaka gibi geli... Devamı

09 10 2011

HAYALLERİM GERÇEK OLMAK ÜZEREYDİ..

HAYALLERİM GERÇEK OLMAK ÜZEREYDİ.. |  görsel 1

    Kendimi bildim bileli birgün köyüme dönmeyi hayal ettim. Evlendiğimde İstanbul'da idim. Baktım hanımım da benim gibi düşünüyor. Bu hayali hep besledim. Emekli olacağım. O zamana kadar kızım da evlenmiş olacak. Biz ikimiz köyümüzde kendimize ait tıpkı yukarıdaki resimdekine benzer bir evde yaşayacağız. Kitapçılardan aldığım eserlerin her yaşa her kültüre hitap etmesini tercih ederdim. Çünkü evimizin birinci katı bir kütüphane olacaktı. Oranın kapısı sabah erkenden açılacak gelen köy sakinleri bir yandan çay ve kahve içerken bir yandan da kitap okuyacaktı. Kütüphanenin ışıklandırılmasını özenle yaptıracaktık. Hiçbir okuyucu kitap okurken rahatsız olmayacaktı. Önce ihtiyarlık yıllarımızda maddi destek olsun diyerek, bir yapı kooperatifine girdik. Çok şükür 1985 yılında evimiz bize teslim edildi. Sıra köydeki hayal ettiğimiz evimizdeydi. Onuniçin de hiç endişelenmedik. Bu ara bizden sonra yapı kooperatifine giren akraba ve dostlarımıza parasal yardım yaptık. Ev yapan kim olursa olsun başkasından borç alarak yardımlarımızı esirgemedik. Hele hanımım "ALLAHU TEALA ONDAN RAZI OLSUN" babam ev yaptıracağım dediğinde bütün takılarını hatta kendi babasının ona ileride lazım olur diye verdiği bilezikleri de dahil hepsini babama verdi. Bu cömertliğimizin güvencesi nereden geliyordu? Emekli olacağımız zaman bize ödenecek kıdem tazminatı vardı. İşte o paraya güvenerek, hiçbir tasarruf yapmadık. Hayellerimizi hayalde bırakan o müthiş kararlar olmasaydı, herşey çok güzel olacaktı. 5 nisan 1994 kararları sonunda TÜRKİYE büyük bir krize girdi. Parası ve malı olanların çok kazandığı, fakir halkın işçi, memur ve emeklinin çok kaybettiği bir dönem başl... Devamı

09 10 2011

GEBZE-HAREM MÜNÜBÜSÜNDEKİ YAZI

GEBZE-HAREM MÜNÜBÜSÜNDEKİ YAZI |  görsel 1

KADIKÖY'DEN GEBZE'YE GELEBİLMEK İÇİN GEBZE-HAREM MÜNÜBÜSÜNE BİNMİŞTİM. TARİH 23 EYLÜL 2011 ŞÖFÖRÜN YANINDAKİ TEK KİŞİLİK KOLTUKTA CAMA YAPIŞTIRILMIŞ, SLOGAN YAZILARI VARDI. BİRİNCİ YAZI ŞÖYLEYDİ. BİR CEP TELEFONU RESMİ YAPILMIŞ. O RESMİN HEMEN YANINA"GÖRÜŞMELERİNİZ KISA OLSUN" UYARISI İLAVE EDİLMİŞ. İKİNCİ YAZI DA İSE BAMBAŞKA BİR İSTEK VARDI."ÖN KOLTUKTA UYUMAK YASAK" MÜNÜBÜSÜN ŞOFÖRÜYLE YAPTIĞIM GÖRÜŞME DE, SEBEBLERİ ÖĞRENDİM. ÖN KOLTUKTA OTURAN YOLCUNUN GAYET UYANIK OLMASI GEREKİYORDU. ŞÖYLE Kİ:   EĞER BU YOLCU UYUYACAK OLURSA, ANİ FREN SONUNDA KENDİSİNİN ADETA UÇURAN BİR HAREKETLE KARŞILAŞIR. BAŞI HIZLA ÖN CAMA ÇARPAR. YARALANMALARA BELKİ DE ÖLÜMLERE KADAR GİDER... TELEFONLA UZUN UZUN KONUŞMASI DA AYNI ŞEKİLDE SONUÇLANIR. ÇÜNKİ TELEFONLA  KONUŞURKEN DİKKATİ DAĞILACAKTIR. ANİ FREN SONUNDA KENDİSİNE HAKİM OLAMIYACAKTIR. ÖN KOLTUKTA OTURAN YOLCU, ÇOK DİKKAT ETMELİDİR.. BUNLARI HIZLI HIZLI SÖYLERKEN, BÜTÜN YOLCULAR DA DUYDU. BEN DE BU YZILARIN RESMİNİ ÇEKTİM. SİZİNLE PAYLAŞTIM. SEVGİLİ DOSTLAR, HAKİKATEN YOLCU OTOBÜSLERİNDE, YA DA MÜNÜBÜSLERDE ÇOK ZAMAN SADECE YOLCULAR DEĞİL; BU ARAÇLARI YÜRÜTEN ŞOFÖR ARKADAŞLARIN DA SAATLERCE TELEFONLA KONUŞTUĞUNA ŞAHİT OLUYORUZ. BİR KERESİNDE, YALOVA'DAN ORHANGAZİ'YE GİDERKEN, BÖYLE TELEFONU ELİNDEN BIRAKMADAN KONUŞAN ŞOFÖRE RASTLAMIŞTIM. YOLCULARDAN BİRİ, BU SÜRÜCÜ KARDEŞİMİZLE TARTIŞTI. HATTA, BU KONUŞMA O KADAR İLERİ GİTTİ Kİ, ARABAYI DURDURUP, YOLDA İNDİ. ÇÜNKİ CAN PAZARIYDI, BU... GERİ KALAN YOLCULAR RAHAT BİR NEFES ALDIK. ZİRA BU YOLCUNUN HAREKETİNDEN SONRA, ŞOFÖR BEY BİR DAHA TELEFON KONUŞMASI YAPMADI... ... Devamı